18 Kasım 2008 Salı

BLOODY'DEN AŞK'A DAİR

İnsanoğlu olarak hepimiz faniyiz. Doğarız,büyürüz,yaşarız ve ister ağlayalım,ister bağırıp çağıralım,uçarı kaçarı yok ölürüz. Bundan anlayacağımız bir çok şey var. Madem ki eninde sonunda öleceğiz ve bu yaşayacağımız süre 70-80 yıl gibi kısa bir süre,bu süreyi mümkün olduğunca iyi bir şekilde değerlendirmeli ve bu hayatta mutlu olmanın yollarını aramalıyız.

Mutlu olmayı birçok insan farklı yönden ele alabilir ve bu anlaşılabilir birşeydir. Herkesi mutlu eden çeşit çeşit,farklı şeylerin olması kadar normal birşey olamaz. Ama eninde sonunda hepimiz insan olduğumuza göre ve yaratılışımızda aynı toprak ve kan pıhtısı olduğuna göre hepimizin mutluluğunda ortak ihtiyaç olan birşeyler olmalı. Bu yazının ana konusu işte bu ortak ihtiyaç konusu olan aşk olacak.

Aşk nedir? Bazıları bu sorunun cevabını vermekte zorlanırlar;bu zorlanmanın sebebi kendilerini en doğru cevabı vermek için kasmalarıdır ama bu yanlıştır. Çünkü aşk kişiye göre doğruları olan bir kavramdır. Ben burada sadece kendi doğrum olan aşkı anlatacak,bunu paylaşacak ve bu aşka olan saldırıları eleştireceğim. Ayrıca benim anlatacağım aşk ne bir eşyaya,ne de yaratıcıya duyulan aşk olacak. Direkt olarak Leyla ile Mecnun misali karşı cinsler arası aşkı ele alacağım.

Aşk öncelikle ister platonik olsun,ister karşılıklı olsun mükemmel birşeydir. Çünkü aşkın bir diğer özelliği de çok çok çok zor yakalanan birşey olmasıdır ve bunun size rastlaması tabi ki mükemmel birşeydir. Ayrıca ister aşırı ciddi ve somurtkan,ister aşırı laubali şebelek bir tip olun,her şekilde de aşk sizi çok mutlu yapacak ve etrafa yaşama sevinci yaymanıza yol açacaktır. İster istemez etrafa gülen bir yüzle ve kafa yapısıyla baktığınızı farkedecek,yaşadığınız her türlü güzelliği o insana yoracak ve aşkınızı daha da büyüterek yaşayacaksınız.

Aşk çok yoğun bir duygudur ve yorucudur. İnsanın kalbini ilk andan itibaren öyle hızlı çarptırır ki bu hıza dayanamayacağınızı sanıp korkarsınız. Bu sadece ilk anla kalmaz,onu her düşündüğünüz anda da kalbiniz hızla atar (Hatta ve hatta aşkınızın bittiğini sandığınız bir anda,yıllar sonra aşk konulu bir yazı yazarken bile,o kişinin buna değmediğini bir değil bin kere anlamış olsanız bile kalbiniz yine hızla çarpar.) ve bunun dinmesi için gereken şey ya aşkınızın bitmesi (Ama gerçekten bitmesi bitti demekle o iş olmuyor.) ya da yerini başka bir duyguya terketmesidir. Bu duygular da ancak sevgi,arkadaşlık vs falan olabilir. Aşık olduğu bir insanla insan dost falan olamaz. Bunu söyleyen arkadaşlarınız varsa onları dikkatlice izleyin belli bir süre sonra o kişiyle tekrar beraber olduğunu göreceksiniz.

Aşk mantıksızlıktır. Hiçbir mantık kuralıyla ilgili değildir ve bunlara uymaz. Birine aşık olduğunuzda ve bunu beyniniz de kabul ettiğinde göreceksiniz ki aşık olduğunuz kişinin hayat tercihlerinizle pek bir ilgisi yoktur. (Yani kesinlikle ilgisi yoktur demiyorum tabi ki. Ama böyle olmasının aşık olmanızla hiçbir alakası yoktur.) Aşık olduğunuz insan hayat tarzınıza,zevklerinize,inançlarınıza,ilkelerinize uymayabilir;akıllı falan da olmayabilir,hatta belki de bu özellikleri yüzünden o kişiyle beraber olmak istemeyebilirsiniz bile;ama bu kesinlikle o kişiye olan aşkınızda bir azalmaya yol açmaz. O yüzden bir kişiye aşık olup olmadığınızı sakın ama sakın kafanıza sormayın. Alacağınız cevaplar hep yanlış olacaktır. Böyle bir soruyu soracaksanız yalnız ve yalnız kalbinize sorun. Size doğru cevabı verecek tek yer orasıdır.
Aşk bazen de hüzündür. Genellikle platonik aşklar bu gruba girer. Çünkü aşık oldukları insanlara bunu söyleyemedikleri ve aşklarını karşılıklı yaşamayacakları için aşkın mutluluğunun yanında her zaman içlerinde belli bir hüzün duyarlar. Gerçi açık söylemek gerekirse aşkın hüznünü yaşamak bile her gece hiçbirşey hissetmeden yatağa yatıp uyumaktan çok daha iyi BİRŞEYdir. Çünkü sonuçta aşık olabilecek bir insan olduğunuzu kendi kendinize kanıtlamışsınızdır. Dünyada bunu hiç yaşayamamış insanlar da vardır ve siz özelsinizdir. Ayrıca madem ki platonik aşklardan bahsediyoruz. Size kişisel olarak bir tavsiye de bulunayım. Platonik aşkları gerçeğe dönüştürmeye çalışmak boşa bir çabadır ve platonik aşkın kesinlikle büyüsünü bozar. Platonik aşklarda aşık olunan kişi yüce bir figürdür. Hayatın bütün güzellikleri ve iyilikleri (Bir nevi melek figürü) o insan üstüne toplanır. Belli bir süre sonra iş öyle bir hal alır ki o aşkı o kişiye açsanız,kabul edilse,bir ilişki yaşamaya başlasanız bile kafanızda kurduğunuz sevgili tiplemesi o kadar büyüktür ki,o insanın kendisi bile bunu doldurmayı başaramaz. Siz de boşu boşuna aşkınızı yitirmiş olursunuz. O yüzden bırakın platonik aşklar platonik kalsın.

Aşk biterse doğal süreci içinde biter. O da bir nevi bir insan gibidir. O da belli bir süre yaşayıp ölecektir. Ama onun ölmesini kesinlikle dış faktörler,hatta ve hatta o insanın kendisi bile değiştiremez. O insandan nefret edebilirsiniz,ona olan saygınızı yitirebilirsiniz,hatta ve hatta yaptığı şeyler için ondan iğrenebilirsiniz. Fakat bu ona olan aşkınızın bitmesi için yeterli değildir. Aşkınız devam edecek ve doğal süreci içinde bitecektir. İşte bu yüzden bazıları “Bana bunları yaptı ama onu hala seviyorum.” derler.

Kısacası aşk bir araç değil benim için bir amaçtır. Hatta bu hayatta ulaşmayı umduğum tek amaç olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ne para,ne ün, ne de başka birşey. İnsanın hayatında aşk olmadığı müddetçe insanın mutluluğunun söz konusu olması mümkün değil.

Aşk kısaca böyle birşeydir arkadaşlar. Bunu sakın televizyon kanallarında gördüğünüz kalpleri ve ruhları beş para etmeyecek insanların birbirleriyle yaşadıkları kokuşmuş ve rezilliğin üst diyarlarında dolaşan ilişkilerle karıştırmayın. Çünkü cinsellik aşkın başlangıcı değildir. Cinsellik aşkın ileriki aşamalarında doğan bir meyvesidir ve bu meyve sevişme şeklinde açığa çıkar. Eğer ki bir insanla seks yaparken duygu bazında birşey hissetmiyor sadece tatmin oluyorsanız emin olun ki çayırlarda sizinle aynı işi yapan yığınla eşek var. O yüzden böyle insanların aşk yaşıyoruz laflarına bakmayınız. Aşk kısa süreli yaşanıp bırakılacak bir olay değildir. Bu HOMO SAPIENSlerin yaşadıkları olsa olsa cinsellik veya şan,şöhret,reklam tabanlı bir İLİŞKİdir.

Sözün özü olarak aşkın benim için anlamı,tanımı ve bana yaşattıkları,hissettirdikleri,yazdırdıkları bunlardır arkadaşlar. Bu yazı ne ders amaçlı,ne de ben her şeyi biliyorum amaçlıdır. Bu yazının tek ve yek amacı paylaşımdır. Gönlümden kopan şeyleri insanlara duyurmaktır. Eğer ki bunları okuyup tek kişi dahi mutlu olabilecekse ben kendime düşeni yerine getirmişim demektir. Sağlıcakla ve aşkla kalın diyor,son söz olarak da aşkla ilgili söylenmiş birkaç güzel söz yazarak çekiliyorum.

“Herkesi herzaman hesapsızca sev, Öyleki mecnun gibi. O zaman leylânda seni bulur.”
“Bir gün peşinde koştugun gonca gülleri elde etmek için, ayaklarının altında ezılen kır çiçeklerinin de farkına varacaksın.”
“Sevgi dudaklarda kahkaha değil gözlerdeki yaştır; maksat sevgi uğruna ölmek değil uğruna ölünecek sevgiyi bulmaktır.”







BloodY

1 yorum:

rosepher dedi ki...

seni seviyorum....rosepher

İzleyiciler

Blog Arşivi

Katkıda bulunanlar