Kocamı seviyorum ama seksten nefret ediyorum ve bu, çatışma yaratıyor. Seks hayvansı değil midir?
Öyledir. Ama insan bir hayvandır; herhangi bir başka hayvan kadar hayvandır. Ancak, ben ‘insan hayvandır’ dediğimde, insanın hayvanlıkta son bulduğunu söylemek istemiyorum; o, hayvandan daha fazlası olabilir, hayvandan daha azı da olabilir. İnsanın onuru, özgürlüğü ve tehlikesi, kederi ve mutluluğu budur. Bir insan, hayvanlardan çok daha aşağı seviyede olabilir ve bir insan tanrılardan çok daha yüksek olabilir.
İnsanın sınırsız potansiyeli vardır.
Bir köpek, bir köpektir; o bir köpek olarak kalır. O bir köpek olarak doğar ve bir köpek olarak ölecektir. Bir insan, bir Buda haline gelebilir ve bir insan, bir Adolf Hitler haline de gelebilir. Kısacası, insanın her iki taraftan da ucu son derece açıktır. O gerileyebilir.
İnsandan daha tehlikeli, daha çılgın bir hayvan bulabilir misin? Sadece bir manzarayı aklına getir... Elli bin maymun bir stadyumda küçük çocuklar öldürülürken oturuyor; onları ateşe atıyorlar. Onlar hakkında ne düşüneceksin? Binlerce çocuk bir ateşin içine atılıyor ... büyük bir ateş stadyumun ortasında yanıyor ve elli bin maymun keyifle, dans ederek eğleniyor. Ve çocuklar, kendi çocukları ateşe atılıyor. Bu maymunlar hakkında ne düşünürdün? Maymun- ların delirmiş olduğunu mu düşüneceksin? Ancak, bu, insanlığın içinde gerçekleşmiştir. Kartaca’da bu olmuştu... Elli bin adam çocukları yakıyordu. Bir seferde Tanrılarına adak olarak üç yüz çocuk yaktılar. Kendi çocuklarını!
Ama Kartaca’yı unut, o çok eskilerde kaldı. Bu yüzyıl içinde Adolf Hitler ne yaptı? Elbette bu çok daha gelişkin bir yüzyıl, o yüzden Adolf Hitler Kartaca’dakinden çok daha büyük işler yapma kapasitesine sahipti. O milyonlarca Yahudi’yi öldürdü; binlercesi aynı zamanda bir odaya zorla sokuldu ve gaz verildi. Ve yüzlerce insan onlara dışardan bakıyordu ... bir tarafı ayna olan camlardan bakıyordu. Bu insanlar hakkında ne düşüneceksin? Ne türden adam- lar...? İnsanlara gaz veriliyor, yakılıyor, buharlaştırılıyor ve diğerleri seyrediyor! Hayvanların böyle bir şey yapabileceğini düşünebiliyor musun?
Üç bin yıl içerisinde insanlar beş bin tane savaştan geçmiştir; cinayet ve cinayet ve cinayet. Ve sen ise seksin hayvanca mı olduğunu söylüyorsun? Hayvanlar hiçbir zaman insandan daha ‘hayvanca’ bir şey yapmamıştır. Ve sen insanın bir hayvan olmadığını mı düşünüyor- sun?
İnsan bir hayvandır. Ve insanın bir hayvan olmadığı düşüncesi senin gelişiminin önündeki engellerden birisidir. Böylelikle sen hayvan olmadığın düşüncesine kapılırsın ve o zaman gelişmen durur. İlk uyanış bu olmalıdır: “Ben bir hayvanım ve uyanık olmalıyım ve onun ötesine geçmeliyim.”
Bir gün İrlanda’daki bir taşra oteline bir adam, köpeğinin orada kalıp kalamayacağını soran bir mektup yazmıştı. Ona aşağıdaki yanıt verilmişti:
Sayın Beyefendi,
Otuz yıldır otel işi içindeyim. Hiçbir zaman sabahın erken saatlerinde bir köpeğin zorla dışarı çıkarılması için polisten şikâyet telefonu almadım. Hiçbir köpek bana karşılıksız bir çek vermeye kalkışmadı. Herhangi bir köpek asla yatak çarşaflarını sigara ile yakmadı. Asla bir köpeğin valizinde otel havlusu bulmadım. Köpeğinizin, başımızın üzerinde yeri vardır.
Not: Şayet kendisi sizin için kefil olursa siz de gelebilirsiniz.
Hayvanlar oldukları haliyle güzeldir; onlar sadece masumdur. İnsan çok kurnazdır, çok he- sapçıdır, çok çirkindir. İnsan hayvanlardan daha aşağıya düşebilir. Çünkü insan insandan daha yükseğe, Tanrılardan daha yükseğe çıkabilir. İnsanın sınırsız potansiyeli vardır; o, en alçak olabilir ve o, en yüksek olabilir. O, ilk basamaktan son basamağa kadar varlığında tüm merdivene sahiptir.
Bu yüzden sana söyleyeceğim ilk şey şudur: Seksi sadece hayvansı bir şey olarak adlan- dırma. Çünkü seks sadece hayvansı olabilir; bu mümkündür ama öyle olmak zorunda değildir. O daha yükseğe çıkabilir, o aşk haline dönüşebilir, o ibadet haline dönüşebilir. O sana bağlıdır.
Seksin kendi içinde sabit bir bütünlüğü yoktur; o sadece bir olasılıktır.
Onu istediğin gibi, hoşuna gittiği şekliyle yapabilirsin. Tantra’nın tüm mesajı budur. Seks samadhi ― kozmik bilinç ― haline gelebilir. Tantra’nın vizyonu budur: Seks samadhi haline gelebilir, seks aracılığıyla nihai saadet senin içine girebilir. Seks seninle nihai olanın arasında köprü olabilir.
“Kocamı seviyorum ama seksten nefret ediyorum ve bu, çatışma yaratıyor,” diyorsun.
Nasıl kocanı sevip yine de seksten nefret edebiliyorsun? Sözcüklerle oynuyor olmalısın. Nasıl kocanı sevebilir ve seksten nefret edebilirsin.
Sadece bunu anlamaya çalış. Bir erkeği sevdiğinde onun ellerini de tutmak istersin. Bir erkeği sevdiğinde ona arada bir sarılmak da istersin. Bir erkeği sevdiğinde sadece onun sesini duymak değil, onun yüzünü de görmek istersin. Sevgilinin sadece sesini duyduğunda sevgili çok uzaktadır, ses yeterli değildir; aynı zamanda onu gördüğünde daha çok tatmin olursun. Ona dokunduğun zaman daha da çok tatmin olursun. Onu tattığında, kesinlikle daha da çok tatmin olursun. Seks nedir? O sadece iki derin enerjinin buluşmasıdır.
Zihninin içinde bazı tabular, yasaklamalar taşıyor olmalısın.
Seks nedir? Yalnızca iki kişi en üst noktada buluşuyor; sadece el ele tutuşmuyor, sadece birbirlerinin bedenine sarılmıyorlar, birbirlerinin enerji alanlarının içine nüfuz ediyorlar. Niçin seksten nefret etmen gerekiyor? Senin zihnin, tüm insanlığı zehirlemiş olan, senin gelişi- minin kaynaklarını zehirlemiş olan mahatmalar, sözde dindar insanlar tarafından koşullan- dırılmış olmalı.
Niçin nefret edesin? Şayet erkeğini seviyorsan, onunla tüm varlığını paylaşmak istersin; nef- ret etmeye gerek yok. Ve eğer seksten nefret ediyorsan, sen ne söylüyorsun? Sen basitçe adamın maddi olarak sana bakmasını, evi geçindirmesini, sana bir araba ve bir kürk manto getirmesini istediğini söylüyorsun. Sen adamı kullanmak istiyorsun ve sen buna sevgi mi diyorsun? Ve sen onunla hiçbir şey paylaşmak istemiyorsun.
Sevdiğinde her şeyi paylaşırsın. Sevdiğinde hiçbir sırrın olmaz.
Sevdiğinde kalbin tamamıyla açık olur; sen mevcut olursun. Sevdiğinde şayet o cehenneme bile gidiyor olsa, onunla gitmeye hazır olursun.
Ama bu olur. Biz sözcüklerde çok uzmanızdır; sevmiyorum demek istemeyiz, o yüzden onu sanki seviyormuşuz ve seksten nefret ediyormuşuz gibi yaparız. Seks tamamıyla sevgi değildir ― bu doğru, sevgi seksten daha fazlasıdır ― bu doğru ama seks onun temelidir. Evet, bir gün seks kaybolur ama ondan nefret etmek onun kaybolmasını sağlayacak yol değildir. Ondan nefret etmek onu bastırmanın yoludur. Ve bastırılan şey ne olursa olsun, şu ya da bu şekilde geri gelecektir.
Lütfen bir rahip ya da rahibe haline gelmeye çalışma...
Unutma, seks doğaldır. Kişi onun ötesine geçebilir, ama bastırarak değil. Ve şayet onu bastı- rırsan er ya da geç onu ifade etmenin başka bir yolunu bulacaksın; bazı sapıklıkların ortaya çıkması kaçınılmaz olur... Onun yerine geçecek bir şey bulmak zorundasın. Ve bir şeyin yerine başka bir şey koymanın hiçbir yardımı dokunmaz; onlar yardım etmez, onlar yardım edemez. Ve bir kez doğal bir problemi unuttuğunda ve başka bir yerde, yerine geçecek bir şey yüzeye çıktığında, onun yerine geçmiş olan şeyle savaşmaya devam edebilirsin ama bunun bir faydası olmayacak.
Bir şeyin yerine koyduğun başka şeyler asla yardımcı olmaz; onlar sapıklıklar, takıntılar yaratır.
Eğer bir gün doğanın ötesine geçmek istersen doğal ol; gerekli olan ilk şey budur. Doğadan daha fazlası olmadığını söylemiyorum, daha yüksek bir doğa vardır. Tantra’nın tüm mesajı budur. Fakat şayet gerçekten gökyüzünde yükselmek istersen, son derece ayağın yere bassın.
Ağaçları görmüyor musun? Onlar toprakta köklenmiştir ve onlar ne kadar iyi köklenmişse, o kadar yükseğe çıkarlar. Onlar ne kadar yükseğe çıkmak isterse, toprağın içinde o kadar derine girmek zorunda kalacaklar. Şayet bir ağaç yıldızlara dokunmak isterse, ağaç cehen- nemin dibine gidip dokunmak zorunda kalacaktır; tek yol budur.
Bir ruh haline gelmek istersen bedeninde kök sal. Şayet gerçekten bir sevgili olmak istersen cinselliğinin içinde kök sal. Evet, ne kadar çok enerji sevgiye dönüşürse, giderek daha az ve daha az seks ihtiyacı olacaktır ama ondan nefret etmeyeceksin.
Nefret, hiçbir şeyle doğru ilişki değildir. Nefret basitçe senin korktuğunu gösterir. Nefret basitçe sende çok büyük bir korku olduğunu gösterir. Nefret basitçe senin derinlerde hâlâ çekim hissettiğini gösterir. Eğer seksten nefret edersen, o zaman enerji başka bir yere yönelmeye başlayacaktır. Enerji hareket etmek zorundadır.
Şayet Tanrı sana cinsel enerji verirse o kutsal olur. Tanrı’dan gelen her şey kutsaldır. Ve her şey Tanrı’dandır. Ve ‘Tanrı’ derken belli bir insandan bahsetmiyorum, tüm varoluş demek istiyorum.
Guguk kuşu şarkı söylemeye başladığında, hiç şarkının ne için olduğunu düşünmüş müydün? Bu bir seks partnerini cezp etmek içindir. Ancak, hiç kimse guguk kuşunu müstehcen olmakla suçlamaz. Çiçekler açtığında ve kokularını yaydıklarında onların ne yaptığını zannediyorsun? Onlar, “Çiçek açtım; artık kelebekler ve arılar buyursunlar, davetlidirler,” diye reklam yapıyorlar. Ama niçin? Çünkü çiçeklerin kelebeklerle, arılarla gidecek olan küçük tohumları vardır. Çünkü aynı bölünme tüm varoluşta mevcuttur; erkek olan bitkiler vardır ve dişi olan bitkiler vardır. Erkek bitki tohumlarını sevgilisine, dişi bitkiye göndermek zorundadır.
Hiç, bir tavus kuşunun dansını görmüş müydün? Senin için mi dans ettiğini düşünüyorsun? Ve bir şeyi aklından çıkarma: Gökkuşağı renklerine sahip güzel kuyruğu olan ve dans eden tavus kuşu erkektir. O, dişileri kendine çekiyor. Sadece delirmiş insanlıkta dişi erkeği cezp etmek zorundadır.
Tüm doğada dişiyi cezp eden erkektir. Ve bu yüzden tüm doğada erkek daha güzeldir, çünkü dişinin herhangi bir güzelliğe ihtiyacı yoktur; sadece dişi olmak yeterlidir. Ancak, gariptir ki insan sürekli tepetaklak durmaktadır. Erkek daha güzel olmalıdır ki bu sayede dişi onu cazip bulsun.
Ancak, dinler bir çöplük yaratmıştır. Öyle ki eğer karısı ile birlikte yürüyen zengin bir adam görürsen, adam bir hizmetçi gibi gözükür ve karısı adamın zenginliklerinin reklamından başka bir şey gibi durmaz. Tüm elmaslar, tüm zümrütler, tüm yakutlar, tüm altın; bu, erkek için bir reklamdır. O sadece bir iş adamıdır; güzel bir karısının olması bir iş stratejisidir, böylelikle sen müşterilerini evine yemek için davet edebilirsin ve karın onları güzelliği ile hipnotize eder. Bu sayede sen onların ceplerine uzanabilirsin. Fakat erkek sadece bir hizmetçi haline, bir iş adamına dönüşmüştür. Onun zenginlikleri karısı aracılığıyla bilinir. Onun zenginlikleri, onun güzelliği, onun dehası saklı kalmak zorundadır.
Doğayı ne zaman bozarsan ve kendi kurallarını üretmeye başlarsan, unutma ki bu bir suç- tur... Affedilemez.
Erkek meditasyon yapmadığı sürece delirecektir; kadınlar için delirecektir. Ve erkeğe medi- tasyon yapmak, kadınlardan daha zor gelir. İki üç doğum yapmış deneyimli annelere doğumdan önce sorulabilir ve onlar karnında bir erkek mi, kız mı olduğunu söyleyebilirler; çünkü bir kız sessiz kalır, bir oğlan futbol oynamaya başlar. O, oraya buraya tekmeler atmaya başlar.
Meditasyonda kızlar daha derine iner. Bir taraftan onlar meditasyonda daha derine inebilir- ler; diğer taraftan onların cinselliği negatiftir, bu onlar için bir zorunluluk değildir.
Her çeşidinden rahip ve rahibelerin arasında yaşadığım deneyimler beni şaşırtmıştı, çünkü hiçbir rahip gerçekten cinsellikten vazgeçmemişti ama rahibeler vazgeçmişti. Onlar cinsel- likten vazgeçmeyi becerebilirler; onların saldırgan bir cinselliği yoktur ve daha da ötesinde, doğa her ay onların cinsel enerjilerinin bedenlerinden otomatik olarak atılmasını sağlar. Onlar yeniden bir aylığına temizlenirler.
Ancak, erkek zordadır. Onun cinsel enerjisi sadece derin meditasyon tarafından yatıştırıla- bilir. O zaman o delirmeyecektir.
Derin bir şekilde meditasyon yapmadığın sürece cinsel deliliğini aşamayacaksın...
Öğrenci gösterisi bir ayaklanmaya dönüşmüştü. Ansızın bir adam sendeleyerek kalabalığın arasından kollarında kendinden geçmiş bir kız taşıyarak çıktı.
Bir polis adama doğru koşarak bağırdı, “Buraya, onu bana ver. Onu buradan çıkaracağım.”
“Cehenneme kadar yolun var. Git kendine başka bir tane bul,” diye yanıtladı adam.
Bir ayaklanmada bile, insanlar öldürülürken, vurulurken erkeğin zihni devamlı olarak seks hakkında düşünür halde kalır.
Seks erkeğin en büyük köleliğidir. Meditasyon haline girmek için her türlü gayreti sarf etmek zorundasın. Böylelikle senin tüm cinsel enerjin aşağı doğru hareket etmektense yukarı doğru hareket etmeye başlar. Güzel bir kadın bulmaya çalışmak yerine, kendi içinde güzel bir adam yaratmaya başla. Zarif bir kadın bulmaktansa, senin enerjin seni zarif hale soka- bilir.
Ancak, erkek kadından daha aptaldır. Tüm tarih erkek tarafından yapılmıştır ve sen çılgınlığı görebilirsin; bu, insan türünün tarihi değil, çılgınlığın, savaşların, tecavüzün, canlı insanları yakmanın, yok etmenin tarihidir.
Evli bir çift, küçük oğullarını sirke götürmüştü. Goril gösterisi sırasında adamın tuvalete git- mesi gerekmişti ve o yokken küçük çocuk annesini hafifçe dürtükleyip, “Gorilin bacakları arasından aşağı doğru sarkan şu uzun şey ne diye sordu?”
Annesi çok utanmıştı ve çabucak, “Ah! O hiçbir şey değil canım,” dedi.
Adam geri döndüğünde karısı patlamış mısır almak için kalktı ve o yokken küçük çocuk ba- basını dürtükledi ve “Baba, gorilin bacakları arasından sarkan şu büyük şey nedir?” diye sordu.
Baba gülümsedi ve “Bu onun penisidir oğlum,” dedi.
Küçük çocuğun kafası bir an karışmış gibiydi ve sonra “Madem öyle, niçin annem onun bir şey olmadığını söyledi?” diye sordu.
Babası gururla, “Ben bu kadını şımartmışım oğlum,” dedi.
20 Kasım 2008 Perşembe
ERKEK: SEVGİ ve SEKS
Etiketler:
dürtü,
fantezi,
hayvanca dürtüler,
hayvani seks,
kamasutra,
karataca,
Lotus pozisyonu,
osho,
oshocu,
oshoculuk,
tantra,
vajininismus
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder